Doya Doya Samos

Yunan Adaları


Yunan Adaları denince akla ilk gelen üç şeyin tatil, gastronomi ve tarih olduğu konusunda herkes hemfikir. Peki bu üç önemli aktivitenin yapılması için en uygun adalar hangileri?

Sizler için unutamayacağınız bir tatil yapacağınız 12 Yunan Adası ‘nı listeledik.

Tatil Yapmaya Müsait 12 Yunan Adası

O kadar yakınlar ki, sabah erken horozların ötüşlerini duyabilirsiniz. Biraz cesaretiniz olsa karşı kıyıya yüzebilirsiniz. Diğer ülkeler ile aramızdaki uzaklıklara baktığımızda söylenecek tek söz ; İşte orada, burnumuzun ucu gibi…
Samos’tan Dilek Milli Parkının kıyılarına baktığınızda, insanın inanası gelmiyor. İki ülke, aynı coğrafya. Koşup zıplasan karşıya ulaşacakmışsınız gibi.

Evet Yunanistan’ın birbirinden güzel adalarından bahsediyoruz. Sadece Samos, türkçe adı ile Sisam değil, Meis, Kos ( İstanköy ), Chios ( Sakız ), Midilli hep bu kadar yakınlar bize. Sadece mesafe olarak değil, örf adet ve yeme-içme olarak da. Ayrıldığımız en farklı nokta din. Onun dışında kullandığımız binlerce ortak sözcük var dillerimizde.
Eh havaların ısınmaya başladığı şu günlerde içimizde yavaş yavaş bir kımıldama başlıyor artık. Biz buna seyahat ateşi diyoruz. İçimizi ısıtmaya başlıyor baharın uyanması ile. Güneşin ışıkları çevreyi ısıtmaya başladıkça tatil hayalleri geçmeye başlıyor gözümüzün önünden. Ege kıyılarından çok kolay ulaşılabilinecek, hatta günübirlik bile gidilip gelinebilecek Yunan Adaları ‘ndan söz etmek istiyoruz sizlere. 12 Yunan adasını kısaca bir gözden geçirelim isterseniz.

 

Pisagor’un ve Hera’nın Memleketi: Samos (Sisam)

Kuşadası’ndan ve Seferihisar’dan kalkan teknelerle ulaşılan Samos Adası Türkiye’ye en yakın Yunan Adaları ‘ndan biri. Merkezde Samos kasabası da denen Vathi’de klasik yunan mimarisini görmek mümkün. Vathi’deki Arkeoloji Müzesi’nde 4,5 metre boyundaki Korus Heykeli bulunuyor. Samos’ta doğduğuna ve Zeus ile evlenene kadar burada yaşadığına inanılan tanrıça Hera için yapılmış en büyük Hera Tapınağı burada.

Vathi’den 14 km uzakta bulunan şirin, cıvıl cıvıl liman kasabası adadaki en güzel yerlerden biri. Pisagor’un heykeli önünde bir fotoğraf çektirmeden dönmek adeta ayıp sayılıyor. Pisagor kupası adı verilen adalet kupası da en çok satılan hediyelik eşyalardan. İlk su yapılarından sayılan Eupalinos Tüneli 1038 m su yolu kayalar oyularak yapılmış bir matematik hesaplama harikası.

Karlovasi tüm Yunanistana hitap eden Osmanlı döneminde kurulmuş deri fabrikaları nedeni ile muhteşem bir zenginlik yaşamış. Bunun göstergesi olan muhteşem köşkler günümüze kadar gelmiş.

Samos Adası ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için lütfen tıklayın.

 

Uzo Cenneti: Midilli ( Lesvos )

Bozulmamış mimari yapısı, kiliseleri, pırıl pırıl denizi, sardunyalı evleri, müzeleri ile nefis bir ada. Taze deniz ürünleri, balıkçıların ağlarından tabağınıza geliyor. Adaların en güzel yanı huzuru. Sakin bir ortamda tatilin tadını çıkartmak, işte insanı mest ediyor.

Orijinal ismi Lesvos olan bu adaya Ayvalık’tan kalkan feribotlarla geçebilirsiniz. Burası uzonun membaı. 11 farklı marka uzo üretiliyor ve kendilerine has uzo festivalleri bile var.

Adanın merkezi Mitilini’de Agios Therapulos Kilisesi ve Yeni Cami görülmeye değer. Ermu ve eski limandaki Osmanlı Çarşısı’ndan çam sakızı çoban armağanlarınızı toplayıp adayı gezmeye başlayabilirsiniz.

Sirgi Taş ağaçlar ormanı, Barbaros’un köyü Ayasos ve pek çok köyde zaman durmuş gibi. Mandamados ünlü seramikleri ile öne çıkıyor.
Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın memleketi Ayasos, Molivos ve Petra şehirlerinde zaman neredeyse durmuş gibi. Doğanın burada çevirdiği filmi görmek için de Sirgi’deki Doğa Tarih Müzesi’ne gitmek gerekiyor.

Güneyde bulunan Plomari, adı uzo ileözdeşleşmiş Barbayanni Fabrikası ve tek tekçi meyhaneleri görülmeye değer.

 

Mastika’nın Adası: Chios ( Sakız )

Asıl ismi Chios olan bu adaya biz Sakız Adası diyoruz. Çeşme’den kalkan yunanistan feribotları ile kolaylıkla gidilebiliyor. Adanın en önemli özelliği sakız ağaçları. Yalnız bu ağaçların salgıladığı reçine türünden oluşan sakıza burada mastika deniyor. Girmediği yer yok sakızın. Bir bakıyorsunuz uzonun içinde, arkanızı dönünce ya reçelin içinde buluyorsunuz, ya da bir kalıp sabunda.

Sakız’ın deniz kenarı sıra sıra kafelerle, minik minik dükkanlar, restoranlarla, taş evler. Güneydeki Pirgi ve Mesta şehirleri ile UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Tarihi bin seneden eskiye giden Nea Moni Manastırı adanın önemli ziyaret yerlerinden biri.

Pirgi, geometrik desenlerle bezenmiş şirin evleri ve daracık sokakları ile ünlü. Mesta halkı şehri korsanlardan korunmak için mimariyi böyle seçmiş. Bu nedenle gizli geçitler gibi sokakları ile şehir adeta bir kale görünümünü veriyor.

 

Hekimlerin Babası Hipokrat’ın Memleketi: Kos ( İstanköy )

Bodrum’un karşı komşusu, modern tıbbı insanlığın hizmetine sunan Hipokrat burada yaşamış, Asklepion’da Asklepiatları eğitmiş. Dönemin hastanesi ve tıp eğitim merkezi  Asklepion’un kalıntıları görülmeye değer. Tarihi mekanları ve plajları ile ünlü İstanköy Adası ‘nda Aya Stafenos sahilinde denizin içinde yükselen kilise ile deniz bütünleşmiş.

Neratzia Kalesi, şehir merkezindeki agora, Roma döneminden kalan Villa ve pek çok tarihi kalıntı ve doğa güzelliği ile Kos gidilesi bir ada. Osmanlı döneminden kalan Defterdar camisi, restore edilerek bara dönüştürülen Türk hamamı diğer görülecek yerlerden. Pek çok plajın yanında sakin Selveri plajında huzur içinde güneşlenip denize girebilirsiniz.

 

Kaleden Oluşan Bir Şehir: Rodos

Adaya geldiğinizde en çok dikkati çeken ve adaya adeta damgasını vuran kaleden oluşan iç şehir. St. Jean şövalyeleri tarafından yapılmış olan bu kalenin içinde yaşanıyor, geziliyor, restoranlarda yemek yeniliyor, müzeler geziliyor ve dükkanlarda alış veriş yapılıyor.

Dünyanın yedi harikasından biri olan 32 metre yüksekliğindeki Colos Heykeli Rodos’ta idi. Mandrake limanının girişinde, açık iki bacağı arasından gemilerin geçerek limana girdiği heykel depremlerle yıkılmış.

Gece hayatından hoşlananlar için kale içi adeta bir cennet. Bunun dışında tabii ki dışardaki barlar, casinolar, kulüpler ve restoranları ile pek çok olanak sunuyor tatil için.

Adanın diğer turistik yerleri Lindos ve Kamiros. Kalimnos’ta Helenistik döneminden kalma çok iyi korunmuş antik şehir kalıntıları, Lindos’ta ise tepede  antik kalıntılara, mavili  beyazlı badanalanmış evler dikkati çekiyor.

 

Volkanın Oluşturduğu Sanat Eseri: Santorini

Bundan 3600 yıl önce meydana gelen bir patlama ile günümüzdeki şeklini alan bu ada insanı adeta büyülüyor. Kızgın lavlar nedeni ile yaşam sona ererken, adanın orta bölümü de sulara gömülmüş. Arkeolojik kalıntıları ve jeolojik yapısı ile adanın bir eşi daha yok.

Adanın dimdik yamaçlarını aşmak ilk bakışta turistlerin gözünü korkutsa da, 600 basamağı yürüyerek, teleferikle veya eşeklerle çıkmanız mümkün. Bütün bu eziyetin ödülü ise yukarıdaki harika mimari, eşsiz manzara ve dünyaya tepeden bakma hissi.

 

Pahalı Ama En Popüler Ada: Mykonos (Mikanos)

Dünyanın jet sosyetesinin hedefinde bu ada var. Kireçle boyanmış bembeyaz labirenti andıran sokakları, oyuncaklara benzeyen kalıp kalıp evler, yel değirmenleri ve harika bir deniz kenarında yenilen deniz ürünleri.

İşte adayı çekici kılan özelliklerden birkaçı.  Geceli çılgın eğlenceleri ve restoranlarının üstünlüğü tartışılmaz ama, Yunan adaları içinde en pahalısı olduğu da bir gerçek.

Mykonos’ta bulunan 15 kadar plaj deniz, güneş ve kum üçlüsü tatilini öne çıkıkartıyor. Bazıları da çıplaklar kampı şeklinde hizmet veriyor.

Platys Gialos plajından kalkan kayıklarla ulaşabileceğiniz Paradise, Super Paradise, Agrari ve Elia plajları da görülmeye değer. Bunlardan Super Paradise çıplaklar kampı ve meraklısı çok. Mykonos’ta arkeoloji müzesi, sualtı müzesi gibi müzeler de mevcut.

 

Farklı Bir Ada: Delos

Diğer adaların Delos etrafında daire şeklinde dizilmiş olması nedeni ile adaya daire anlamına gelen kyklos’tan türemiş Delos’ denmiş. Delos Adası, mitolojide Tanrı Apollon ile Tanrıça Artemis’in doğum yeri. Eğer tekne ile Mykonos’tan Delos’a gelmek isterseniz, yolculuk yarım saat sürüyor. Üstelik burası tam bir açık hava müzesi gibi.

Tiyatro, mozaiklerle süslü evler, Apollon Tapınağı ve Aslanlı Yol Delos’ta görülebilecek tarihi değerlerin arasında bulunuyor.

 

Rüzgar’ın Adası:  Paros

Plajları, restoranları ve gece hayatı ile diğer adalarla çok rahat yarışabilecek olan
Paros sörfçüler için adeta bir cennet. Dalma tutkunları için akvaryum gibi denizi ve plajlar eğlence arayanlar için şahane bir ada. Çıplaklar kampı şeklinde çalışan pek çok plaj da çıplak yüzmekten hoşlananlar için olanak sağlıyor.

Ada’nın limanı ve başşehri Parikia’da. Yunanistan’da 1700 yıldır kullanılan tek kilise Ekatontapyliani Kilisesi en eski kilise olarak büyük değer taşıyor. görülmeye değer. Adı 100 kapılı kilise anlamına gelen kilisenin efsaneye göre bu güne dek 99 kapısı varmış.

Paros Adası’nda her yaz çiftleşme döneminde adada bir renk cümbüşü oluşturan milyonlarca kelebeğin geldiği Petaloudes – Kelebekler Vadisi doğa ve fotoğraf severler için çekim alanı oluşturuyor.

 

Büyük Kapı: Naxos

Büyük Kapı anlamına gelen Portara, Naxos’a gemiyle gelenleri karşılıyor yüzyıllardır. 1400 yıllık bu büyük kapı, Apollon’un tapınağının bu güne kadar ulaşmış tek yapı.

Naxos’un Bourgos ve Kastro adında iki yerleşimi var. Ortaçağdaki Dukalık döneminde başkent olan Kastro bir de tepe kenti. Ortaçağ’da Venediklilerin dukalık kurduğu adanın başkenti tepedeki Kastro’ymuş. Ortaçağ’dan kalma kalesi, dar sokakları ve çiçeklerle bezeli evleri turistleri buraya çekiyor.

Zorba’nın yazarı, Yunan edebiyatçı Nikos Kazantcakis’in burada büyümüş. Okuduğu okul günümüzde arkeoloji müzesine dönüşmüş.

Naxos, Yunan Adaları’nın en güzel ve en uzun plajlarının da bulunduruyor. Şnorkelli dalış için Grotta Plajı ‘nı seçeblirsiniz.  Çıplaklar kampları da ilgili olanlara hizmet veriyor.

 

Tanrıçalar Burada Doğdu: Simi (Sömbeki)

Yunan Mitolojisi‘nde tanrıçaların doğum yeri olarak bilinen Simi Adası, adını deniz tanrısı Poseidon’un eşi Nymph Syme’den alıyor. Datça’dan feribotla 20 dakikada ulaşabiliyorsunuz.

İzmir’in kardeşi kenti Simi’nin yamaçlarına konuşlanmış ve renk cümbüşü oluşturan evlerin arasında dolaşıp, lezzetli deniz ürünlerinin tadını çıkartabilirsiniz.  bakın. Sonra ver elini deniz, kum ve güneş.

Teknelerle erişebileceğiniz Agios Nikolaos’in denizi ve plajları ünlü. Agia Marina kutsal deniz anlamına geliyor ve Yunan denizciler için hac yeri sayılan Moni Taksiharki Mikhail Kilisesi ile ünlü Panormiti Koyu mutlaka ziyaret edilmesi gereken plajlardan.

 

 

 

Romanların ve Filmlerin Sahnesi: Meis

Yunan  Adaları ‘nın en doğusunda, Kaş’tan tekne ile sadece 2o dakika uzaklıkta olan bu adada yaşayanlar için Kaş adeta komşu kapısı. Adada yaşayanlar bazen Pazar alışverişi için, bazen de arkadaşları ile tavla oynamak için birbirlerini ziyarete geliyorlar.

Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini romanı ve Gabriele Salvatores’in Mediterraneo
filmi burada geçiyordu. Rengarenk evleri ve adeta kollarını açmış sizi bekleyen koyu ile sizi güzel bir tatil geçirmeye davet ediyor. Şehir merkezinden taksilerle  Mavi Mağara’ya gidip St. George plajında denize girin ve sonra… Gelsin ahtapotlar, kalamarlar ve mezeler

 

 

Yunan Adaları Feribot Seferleri Hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayın

Yunan Adaları Vize İşlemleri Detaylı Bilgi